Bundan bir kaç yıl öncesine kadar benim hiç yemediğim lezzetler vardı.
Tadına bile bakmazdım hani. Öğrenciyken mesela babama tahinli ekmek
alırdım fırından, ben de yanından geçer giderdim. Misafir gelirdi
apansız, gider yine tahinli çörek alırdım fırından, yine yanından geçer
giderdim. Geçen gün annem yine babama tahinli çörek almış. Ama ilk defa
benim de canım çekti. Böyle yemediğim şeyleri canımın çekmesini Zehra'yı
emziriyor olmama borçluyum:) Birazcık aldım ucundan, birazcık daha
aldım, birazcık daha. Sonra dedim ben bunu daha güzel yaparım,sen dur.
Öyle öyle 2 dilim tahinli çöreği yedim.
Bir gün yine canım çekti. Un bitmiş! Uuun hiç biter mi? Kalıır bir
köşede :)) Bitmiş işte, ancak hamur açacak kadar kalmış. Allah'tan
buzlukta milföy var. Çıkardım milföyleri, onlar çözülürken içini
hazırladım, hem de iç harcını parmaklaya parmaklaya şeker ayarı
yaparak:)
İlk misafir grubum koca bir tepsi tahinli çöreği hakediyor. Buyursunlar bakalım, başımın üstünde yerleri var. :)
Malzemeler;
10 adet 2'li milföy hamuru (20 kare yaprak)
1.5 su bardağı tahin
1 su bardağı toz şeker
2 yemek kaşığı yağlı haşhaş
1 yumurta sarısı
Fındık içi (Tercihen kabuklu)
Yapılışı;
Tahin, yağlı haşhaş ve toz şekeri derin bir kasede iyice birbirine karıştırın. Şeker miktarını damak zevkinize göre ayarlayın.
Oda sıcaklığına gelen milföyleri un serperek A4'ten az irice açın. Tahinli içten kenarlardan 1cm boşluk bırakarak hamurun her tarafına tabaka halinde sıvayın. Geniş kenarından rulo yapıp burarak sıkı bir gül böreği şeklinde sarın. Ucunu hamurun altına sıkıştırın. Bütün hamurları böyle hazırlayın. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp, fındık içi serpiştirin. 180 derecede yavaş yavaş altı üstü kızarana dek pişirin. Doya doya yiyin, lezzetin farkına varın :) Kaçamağınızın adı bu sefer tahinli çörek olsun.
Afiyet olsun..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder